212 kurumdan LGBTİ+ karşıtı 12. Yargı Paketi’ne karşı açıklama

Tuğçe Yılmaz 10 Haziran 2026 Türkçe
Facebook Twitter Google

Fotoğraf: Canva

“Yargı Paketi, başta kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların haklarını hedef alırken, tüm toplum üzerindeki dijital gözetleme baskısını kurumsallaştırıyor.”

Aralarında IPS İletişim Vakfı / bianet’in de bulunduğu 212 sivil toplum ve insan hakları örgütü, 12. Yargı Paketi ile yeniden gündeme gelen LGBTİ+ karşıtı düzenlemelere ilişkin ortak açıklama yaptı.

“Ayrımcılık ve şiddetten uzak, onurlu bir yaşam sürmek çocukların, LGBTİ+’ların, kadınların, hepimizin temel hakkı,” diyen kurumların açıklaması kısaca şöyle:

Mayıs 2025’te 10. Yargı Paketi ve Ekim 2024’te 11. Yargı Paketi’yle getirilmesi planlanan LGBTİ+ karşıtı düzenlemeler ile suça sürüklenen çocuklara verilecek cezaların artırılmasına dair değişiklikler, kamuoyundaki yoğun tepkiler sonucu paketlerden çıkarılmıştı. Geçtiğimiz hafta basına yansıyan bilgilere göre, Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı 12. Yargı Paketi taslağında LGBTİ+’lar ve çocuklara dair düzenlemeler yeniden yer alacak. Ayrıca bu pakette sosyal medya kullanımı için kimlik doğrulama ve Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasını sınırlandıran iptal kararının ardından boşanma ve nafakaya dair de düzenlemeler olacak.

Milyonların hayatını, haklarını, varlığını etkileyen düzenlemelerin “yargı reformu” başlığı altında torba kanun sistematiğiyle ve basına sızdırılan metinlerle geçirilmeye çalışılması, demokratik katılımın ne ölçüde engellendiğini bir kez daha ortaya koyuyor. 12. Yargı Paketi, başta kadınların, LGBTİ+’ların ve çocukların haklarını hedef alırken, tüm toplum üzerindeki dijital gözetleme baskısını kurumsallaştırıyor. 19 ayrı yasada değişiklik öngördüğü belirtilen taslak önerisine erişimimiz olmasa da, basına yansıyan bilgilere göre aşağıdaki düzenlemeler temel hak ve özgürlükleri tehdit ediyor:

Suça sürüklenen çocuklar bakımından caydırıcılığı hedefleyen düzenlemeler ağırlaştırılıyor.

LGBTİ+’ların kimliği ve ifade ile örgütlenme özgürlüğü, “doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırılık” gibi kavramlarla kriminalize ediliyor. Cinsiyet uyum sürecine başlama yaşı 25’e çıkarılırken, çocuk sahibi olan transların sürece başlamasına izin verilmiyor.

Kadınların kazanılmış nafaka hakkını hedef alan Anayasa Mahkemesi kararının hemen ardından, yoksulluk nafakasına süre sınırı getiriliyor.

Türkiye’deki herkes için sosyal medyaya erişimde kimlik doğrulama zorunluluğu getiriliyor.

Bugün, hayatlarımızı kuşatma altına almaya çalışan 12. Yargı Paketine karşı daha da kalabalık olmak için tüm sivil toplum ve insan hakları örgütlerini bu düzenlemelere karşı birlikte ses çıkarmaya çağırıyoruz. Yaşamlarımızı, haklarımızı, insan hakları ve eşitlik mücadelemizi savundukça, sürekli bir tehdit olarak önümüze getirilen ve giderek ağırlaşan yasal düzenlemeleri engelleyebileceğimizi, geçmiş deneyimlerden biliyoruz.

Bizler, aşağıda imzası bulunan sivil toplum ve insan hakları örgütleri olarak, temel hak ve özgürlüklerimizi tehdit eden bu düzenlemelere karşı olduğumuzu yineliyoruz. Ayrımcılık ve şiddetten uzak, onurlu bir yaşam sürmek çocukların, LGBTİ+’ların, kadınların, hepimizin temel hakkı.

Tüm milletvekillerini, toplumun tamamını ve özelde de LGBTİ+’ları, kadınları ve çocukları tehdit eden yasal değişiklikler yapmamaya ve Türkiye’nin ifade özgürlüğü ile eşitlik ve ayrımcılık yasağını güvence altına alan anayasası ile uluslararası insan hakları yükümlülükleri uyarınca hareket etmeyi kamuoyuna taahhüt etmeye çağırıyoruz. Bu ve benzeri tekliflerin resmen oylamaya sunulması halinde, tüm milletvekillerini bunları kararlılıkla reddetmeye çağırıyoruz. İmzacı örgütler olarak, insan onuruna yaraşır bir yaşamı herkes için savunmaya kararlıyız. 12. Yargı Paketi’ne karşı ve yan yanayız, birlikte güçlüyüz!

Açıklamanın tamamını okumak ve imzacı kurumları görmek için buraya tıklayabilirsiniz.